10 Ekim 2012 Çarşamba

ELMA ŞÖLENİ

VEDANIN EN ZORU BABAYA MI Kİ ? gökçe

Onu gelinlik içinde görür görmez "prensesler gibi olmuşsun kızım" demeliyim
Ya da yok
"Canım yavrum, o kadar güzel olmuşsun ki seni vermekten vazgeçebilirim" demeliyim
Ya da şöyle diyeyim en iyisi
...

"Birisi cennetin kapılarını açık bırakmış da bu melekler güzeli buraya mı kaçmış?" desem

Ama ağlar ben bunları söylersem
Zaten o benim hep prensesim, hep melekler güzelimdi
En iyisi hiçbir şey demeden
"Hayırlı uğurlu olsun kızım, Allah başınızı bozmasın"diyeyim kestirmeden

Ama bu da çok katı olmaz mı?
Olsun, zaten kızım beni hep katı bilirdi
Bir yere gitse "neredeydin?" diye
Gittiği yerden geç gelse " kız başına bu saate kadar ne geziyorsun?" diye kızardım
O da surat asar, bazen karşılık verir giderdi karşımdan

Ama benim ona hep kızdığımı ve baskı kurduğumu düşünse de
Hiç kızmadım ben melekler güzelime
Kızamazdım, kıyamazdım

Başına bir şey gelir, incinir, korkar da yanında ben olamam diye titrerdim
Onun tırnağına taş deyse benim yüreğime kan akardı
Onun saçının teli kopsa benim yüreğim doğrulmazdı
Babaydım ben, sevdiğimi değilde hep tepkilerimi belli ederdim

Hep sevdim onu belli etmeden
Geceleri az mı izledim gizli gizli uykusunu bölmeden
Az mı dua ettim "Allah'ım alma canımı kızımın mutlulukla mürvetini görmeden"

Kızım gelecek birazdan
Daha doğrusu öpüp elimi helallik isteyecek, uçacak yuvadan
Boğazım düğüm düğüm, yüreğim iki büklüm
Keşke açabilsem de yüreğimi öpse kızım kanayan bu yaramdan
Öpse de geçse acısı her yandan

Kızım gelecek ve gidecek birazdan
Kızım gidiyorsun da yokluğuna nasıl dayanacak bu ruhsuz sandığın baban?
Ağlarsam eğer sanma ki sadece mutluluktan, hepsi ayrılıktan tomurcuğum
Hepsi ayrılıktan

Çok sevdi seni baban
Çok ağladı içinden ama gözünden yaş akmadan
Hasta olduğunda, düştüğünde, üşüdüğünde, üzüldüğünde
Katı değildim ben kızım
Sadece sana karşı hassas ve zayıf olduğumu bilme diyeydi hepsi
Yani kınalı kuzum hepsi yalandan, hepsi korkudan

Seni çok seviyorum kızım
Gidişine kan ağlasam da yine yalan söyleyeceğim sana
Mutluluktan ağlıyorum desemde hal bu ki ayrılıktan
Hal bu ki yokluğuna alışamayacak oluşumdan

Güle güle git diyecek kızına bu yorgun babası
Mutlulukla dolsun diyecek evi, yuvası
İncinmesin yüreğin, akmasın diyecek gözünün yaşı
Kurban olur ona babası
Desem mi ona acaba
"Hadi babası, öp de geçsin bu ayrılık acısı"
ELMA ŞÖLENİ
MALZEMELER:
2 adet yumurta,
200gr.tuzsuz kahvaltılık tereyağı
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı toz şeker
1 çay bardağı yoğurt
bir fiske tuz
2 çay kaşığı kabartma tozu
9 çay bardağı un
İÇ MALZEMESİ:
3 adet büyükçe elma
5 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığından az toz tarçın
10-15 adet çekilmiş ceviz içi
 YAPILIŞI:

-önce hamur malzemelerinden un ve kabartma tozu hariç ,diğerlerini yoğurma kabına alıp oda sıcaklığında bekletelim
-onlar beklerken elmaları yıkayıp,kabuklarını soyalım,çekirdek yuvalarını çıkaralım,elmalarımızı minik küpler halinde tencereye doğrayalım
-şekerini de ilave edip ağzını kapatalım,pişmeye bırakalım
-kaynamaya başlayınca ağzını açıp ara sıra karıştırarak bıraktığı suyu çekinceye kadar pişirelim
-suyunu çekince altını kapatıp,tarçın ve cevizi ilave edip karıştıralım ve soğumaya bırakalım.
-hamur malzemelerini içindeki şekeri eriyinceye kadar karıştırıp,kabartma tozu ve unu ilave edelim,ele yapışmayan yumuşacık bir hamur elde edelim.
-2 ye bölüp oklava ile yarım cm kalınlığında açalım.
-istediginiz kurabiye kalıbı ile keselim.
-bir parçanın ortasına harçtan koyalım ve üstüne yine aynı parçadan koyup kapatalım.
-kenarlarını da çatalla bastırarak şekil verelim.
-160 derece de kızarana kadar pişirelim.soğuyunca pudra şekeri serpelim üzerine.

HAŞHAŞ GÜZELİ

BAĞLANMAYACAKSIN!!!

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
" O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...
Can YÜCEL

HAŞHAŞ GÜZELİ
MALZEMELER:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı irmik
1 su bardağı haşhaş
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
ŞERBETİ İÇİN:
3,5 su bardağı şeker
4 su bardağı su
ÜZERİ İÇİN:
toz krem şanti veya toz krema
YAPILIŞI:
-öncelikle şerbeti hazırlayın.şeker ve suyu bir tencere koyun.kaynamaya başlayınca 10 dk daha kaynatıp sogumaya bırakın.
-yumurta ve şekeri mikserde 5 dk çırpın.
-(un,kabartma tozu,vanilya hariç)diğer malzemeleri teker teker yavaşca ilave edin.
-unu,kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek karışıma ekleyin.
-dikdörtgen borcamı yağlayın ve tabanına hafif haşhaş serpip kek karışımını dökün.
-önceden ısıtılmış 175 derece de pişirin.
-soğuduktan sonra şerbetini dökün ve üzerine krema ya da krem şanti ile süsleme yapın.

KATLI POAÇA BÖREĞİ


Bir yaz günü… Sofra kurulmuş, yemek yenilecek… Herşey hazır… Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek, masanın üzerindeki içi dolu “viski şişesi”ni görünce sorar :
-Bu ne?
-Cevap verir, oğlu;
-Baba; soğuk su için… Buzdolabına ancak bu şişeleri koyabiliyoruz da!
-İtiraz eder üstad:
-Olmaz!...
-İzaha çalışır oğlu…
-Baba inan ki çok temizledik, bol sabun ve kaynar sularla yıkadık.
-Üstad yine olmaz der ve ...
ağzından şu ibretli sözler dökülür:
-O halde oğlum; yarın lazımlık satan bir dükkana gideceksin ve oradan el değmemiş bir lazımlık alacak, çorbanı bu lazımlıkla içeceksin!
-İçebilir misin?
-Elbette içebilirsin… hiç mahzuru da yok.
-Amma velakin; mantığın kabul etse de, ruhun kusar bu çorbayı…
Sizlere bu minik hikayeyi paylaşmak istedim. Sözün bittigi yer derler ya işte budur. Bana da sadece tarifi paylaşmak kalıyor sevgili blog dostlarım :)
KATLI POAÇA BÖREĞİ
MALZEMELER:
1 paket baklavalık yufka
1 su bardağı sıvıyağ
İÇ MALZEMESİ:
istege bağlı patatesli peynirli harç(patates,peynir karışımı bir miktar baharat)
istege bağlı kıymalı harç(sogan ile kavrulup kıyma eklenen harç)
ÜZERİ İÇİN:
2 yumurta sarısı
üzerine serpmek için susam ya da çörek otu
YAPILIŞI:
-baklavalık yufkaları 5 kat olcak şekilde her katını yağlıyoruz.
-en üst katına harçımızdan kaşık yardımı ile uzunlamasına seriyoruz ve yufkayı rulo halında sarıyoruz.
-üzerine hafif bastırıp yassılaşmasını sağlıyoruz.dört parmak kalınlığında kesiyoruz.
-üzerine yumurta sarısı sürüp susam ya da çörekotu serpiyoruz.
-önceden ısıtılmış 175 derece de üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.

1 Ekim 2012 Pazartesi

ÇİÇEKLİ MİLFÖYLER


Milföylü bol çeşitli tariflerle merhaba
Canım dostlarım milföyle artık eski bildiğimiz gibi sadece içi dolu poaçalar yapılmıyor. Tatlı tuzlu her türlü çeşit çeşit tarifler bulmak mümkün. Ve bende sürekli yaptığım kurabiye kalıplarını kullanmak istedim. Çiçekli kalıp kullandım ve bence süper oldu. Eğer kurabiye kalıplarınız varsa sizde harikalar yaratabilirsiniz. En güzeli en lezzetlisi ise minik olan atıştırmalıklardı benim için. Benim fırsatım yoktu ama içine krema, peynir ya da patatesi krema torbaları ile sıkıp ayrı bir tat yaratabilirsiniz. İşte her şey bayanlar hünerli ellerimizde.
ÇİÇEKLİ MİLFÖYLER
MALZEMELER
Milföy hamuru
İÇ HARÇI
Peynir, patates ya da kıymalı harç
ÜZERİ İÇİN
Yumurta sarısı
YAPILIŞI
- Milföy hamurlarını oklava ile açıyoruz.
-İstediğiniz kurabiye kalıbı ile kesip ortasına iç harçtan koyuyoruz.
-Ve üzeri aynı hamurla kapatıyoruz.
-Kenarlarını bastırıp yumurta sarısı sürün.
-Çörekotu serpip  175 derece üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
ATIŞTIRMALIKLAR
Aynı şekilde hamuru açıp minik kalıplarla kesip 175 derece üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.


20 Eylül 2012 Perşembe

ACISOS

Domatesin hikâyesi...
Sabahın erken bir saatinde çilli horozun ötüşü ile başlayan güzel bir günden yine merhaba...
Hatırlarmısınız her birimizin bir şekilde köyde akrabası veya bahçeli evi mutlak vardır.Sabahın en erken saatleri güneş daha mesaisine yeni başlamışken bahçenin üzerinde oluşan kıra bütün bitkiler de ince bir tabaka oluşturur. Domatesler ,üzerinde bulunan nemden  gıdasını almıştır artık. Her kış olduğu gibi bu yılda kış hazırlıkları içinde acı sos olmazsa olmazlar arasında yer  almaktadır. Acı sosun mutlu hikayesi de burda başlar işte.
İlk sos denememdi aslında.Acısos için hemen alışverişe çıkıp artık dönüşü olmayan bir yolculuğa adım atmaya karar vermiştim.Sizlerin de  yeni doyumsuz tatlara ulaşmanız için bu tarif sonrası biraz cesarete biraz da becerinizi ortaya koyarak damak tadınıza yeni bir lezzet daha katmak isteyeceğinize inanıyorum.
Vermiş olduğum tarifin evde hazırlaması gayet kolay ve keyif verici. Evde daha öncede defalarca acı sos hazırlamış olabilirsiniz belkide.Ama benim size tarifim çok daha farklı mistik bir tat inanın. İçinde patlıcan havuç ve cevizinde faydasından yararlanacağımız harika bir lezzeti sizlerle paylaşıyorum.
Bu arada mümkün olduğunca sizlere sebze ve meyvelerin organik yani doğal olmasını tercih etmenizi tavsiye ederim.Birçok konserve,turşu,hazır yemekleri marketlerde bulabilsek de emin olun doğal sebzelerle kendi yapacağınız tariflerin tatlarına bayılacaksınız.
ACI SOS
MALZEMELER
2 kilo domates
2 kilo kırmızıbiber
1 kilo acı biber
2 kilo yeşilbiber
1 kilo patlıcan
1 kilo havuç
10 diş sarımsak
Yarım demet maydanoz
Yarım demetten az nane
1 su bardağı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı tozşeker
YAPILIŞI
-Domateslerin kabuklarını soyup robotta çekelim.
-Tüm biberlerin çekirdeklerini çıkarıp robotta ayrıca çekelim.
-Patlıcanları fırında közleyip kabuklarını soyun. Robotta çekin.
-Havucu haşlayıp robotta çekin.
-Sarımsak maydanoz naneyi temizleyip robotta çekip hazır hale getirin.
-Tencereye sıvıyağ ve domatesi ilave edin. Ve ardından yavaş yavaş karıştırarak tüm malzemeleri sırayla tencereye ilave edin.  En son tozşekeri ilave edip kaynamaya bırakın.  Yaklaşık yarım saat kaynaması yeterli. Önceden hazırlanmış küçük kavanozlara sıcak sıcak koyun. Kavanozların ağızını sıkıca kapatın ve ters çevirin. Serin bir yerde üzerini kapatın. Ve bir gün boyunca  hiç dokunmayın. Eğer kavanoz kapakları içine batmış ise akmamışsa olmuş demektir. Afiyet olsun.
NOT: Ceviz seviyorsanız yemeden önce dövülmüş 1 tatlı kaşığı ceviz ilave edebilirsiniz.

18 Eylül 2012 Salı

COCO STAR



SEVGİLİ DOSTLAR 
Bugün sizlerle paylaşacağım tarifin her yapılışındaki doyumsuz keyfi damaktaki enfes tadın nasıl yapıldığını sizlere aktararak mutluluk dünyanıza yeni bir renk katmaya çalışacağım.Evde yapılması kolay mistik bir pasta sunumu kolay tarifi ile iştah kabartıcı : )
Cocostar,  marketlerde satılanlardan hiçbir farkı olmadığı söyleyebilirim.Bilinmeyen farklı tarifleri öğrenmek evime gelen dostlarıma değişik ikramlar yapmak en büyük zevkim. Sizinle paylaşacağım bu tarifi arkadaşımdan almıştım,çikolata delisi olduğum için hiç vakit kaybetmeden denemeye karar verdim.İyikide böyle bir tarif deneyerek yeni bir tarifle dostlarımın kalbini fetih etmeyi başardım.Artık bizim evde vazgeçilmeyen tatlı oldu. Bu tatlının yol hikayesi aslında şöyle başladı. İlk denememdi eşimin ailesi ve teyzeleri vardı mutfağa küçük bir kaçış yaparak çok kısa süre olan 30 dakika gibi zaman diliminde hazırlamıştım. Mutfaktan sızan güzel kokular salonda ki aile dostlarımızın sabrını bile zorlamış, bu arada meraklı aile üyeleri değişik bahaneler için mutfağa gelerek hayran sayımı bayağı artırmıştı aslında. Hazırlamış olduğunuz pastalara bir tutam da sevgi koymak işin en gizemli sırrı olsa gerek.Ve bende sevgi dolu pastalarımı dostlarıma sunarken onları mutlu etmenin heyecanını yaşamıştım.Lafı uzatmadan teyzem tarifi sordu altta sizinle paylaşğım gibi anlattım,bu arada kayınvalidem torununu sevmekten sohbetten biraz uzak kalmıştı. Anlatılanları duymamış olduğu için bu markette satılan çikolata değilmi diye sordu,bende evet ama ben yaptım dedim, bak hazır almışta beni kandırıyor diyerek hepimizi güldürmüştü.
Değerli dostlar mutfak ta başlayan ve kalbe kadar uzanan anılar bitmez ama sizlerin de çok vaktini almak istemiyorum ve hemen tarife geçiyorum. Bu çikolata sonrası sizlerin de aile içinde ve çevrenizde dostlarınıza anlatacak güzel anılarınız olması dileğiyle.
Coco stara şekil vermek ayrı zevkli bir meşgaledir. Şekilden şekile çevirdim desem yeridir, hatta şuan size yazarken bile aklıma yine bir fikir geldi :).Bu toplara yuvarlak, dikdörtgen, hatta kare şekiller verebilirsiniz. Benim şuan aklıma gelen ise silikon buz kalıplarına ya da çikolata kalıplarına koymak.Renk renk çikolatalarla kakaoyla pirinç patlaklarıyla sade bile sunum yapabilirsiniz .Unutmamanız gereken püf nokta ise servis yapmadan önce dolaptan çıkartınız.
COCO STAR
MALZEMELER
2 su bardağı Hindistan cevizi
1 çay bardağı süt kreması
1 su bardağı pudra şekeri
2 yemek kaşığı tere yağ (oda sıcaklığında erimiş )
3 paket çikolata (sütlü, bitter, fildişi, frambuazlı arzuya  göre)
YAPILIŞI
-Hindistan cevizi, pudra şekeri, krema ve tereyağını bir kapta özdeşlene kadar elle yoğurun.
-Çikolatayı benmari usulü sürekli karıştırarak akışkan bir kıvam haline gelmesini sağlayın.
-Hazırladığınız malzemeden fındık büyüklüğünde yuvarlaklar yapıp buzlukta 15 dk bekletin.
-Sertleşen yuvarlak şekilleri benmari usulü eritilen çikolataya batırıp tekrar sertleşmesi için 15 dk buzlukta bekletin.
-Çikolatanın erimemesi için sürekli buzdolabında saklayın. Servis yapmadan kısa zaman önce çıkartın..
-Afiyet olsun.